Küresel jeopolitiğin ve ekonomik dengelerin hızla değiştiği bir dönemde, Avrasya coğrafyasında taşları yerinden oynatacak çok önemli bir diplomatik hamle geldi. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’nun daveti üzerine, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev 8-9 Temmuz tarihlerinde geniş bir heyetle Minsk’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.
Bu ziyaret, sıradan bir diplomatik buluşmanın çok ötesine geçerek iki ülke ilişkilerinde yepyeni bir dönemin kapısını araladı.
Zirvenin en somut ve tarihi çıktılarından biri, iki liderin imzaladığı Stratejik Ortaklık Deklarasyonu oldu. Bu imza ile birlikte Belarus ve Özbekistan, siyasi ve ekonomik ilişkilerini en üst düzeye çıkardıklarını tüm dünyaya ilan etti. Görüşmeler sırasında eğitimden sağlığa, teknolojiden kültüre kadar 15’ten fazla stratejik protokol imzalandı.
Lukaşenko ve Mirziyoyev’in ajandasındaki en önemli madde kuşkusuz ekonomiydi. İki ülke, mevcut ticaret potansiyellerini tam kapasiteyle kullanarak kısa vadede 2 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor.
Belarus, özellikle güçlü olduğu sanayi ve tarım altyapısını Özbekistan ile paylaşmaya hazır olduğunun mesajını net bir şekilde verdi. Kereste, ilaç sanayisi, hayvancılık ve tarım makineleri gibi alanlarda devasa iş birliği kapıları açılıyor.
Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko’nun zirvedeki en dikkat çekici hamlesi ise Özbek iş insanlarına yaptığı doğrudan davet oldu. Lukaşenko, Belarus'un Vitebsk bölgesinde Özbek yatırımcılara özel araziler tahsis edilebileceğini müjdeledi.
Bu davetin arkasındaki plan ise oldukça akıllıca:
Özbek yatırımcılar Belarus'ta hayvancılık, et ve süt işleme tesisleri kuracak.
Burada üretilen yüksek kaliteli ürünler doğrudan Özbekistan pazarına ihraç edilecek.
Böylece hem Belarus’ta istihdam yaratılacak hem de Özbekistan’ın gıda arzı güvenli hale gelecek.
Davetin ciddiyeti, zirveyle eş zamanlı düzenlenen Belarus-Özbekistan Bölgeler Forumu'nda da kendini gösterdi. Özbekistan’dan 230’a yakın şirket ve girişimci, yeni ortaklıklar kurmak ve milyarlarca dolarlık anlaşmalara imza atmak için Minsk’e adeta çıkarma yaptı.
Minsk’te gerçekleşen bu zirve, Belarus’un dış ticareti çeşitlendirme stratejisi ile Özbekistan’ın dışa açılma ve ekonomik reform hamlelerinin mükemmel bir uyumu olarak kayıtlara geçti. Lukaşenko’nun samimi daveti ve Mirziyoyev’in buna güçlü katılımı, önümüzdeki yıllarda Orta Asya ve Doğu Avrupa arasındaki ticaret koridorunun çok daha hareketli olacağını gösteriyor.
Peki siz bu stratejik ortaklık hakkında ne düşünüyorsunuz?
Belarus ve Özbekistan arasındaki bu yakınlaşma bölge ekonomisini nasıl etkiler?
Yorumlarınızı bizimle paylaşın.