Geçtiğimiz günlerde Minsk’te gerçekleşen tarihi Belarus-Özbekistan zirvesinin yankıları sürüyor. Ancak imzalanan "Stratejik Ortaklık Deklarasyonu" ve ticari hedeflerin gölgesinde kalan, aslında sürecin en çarpıcı ve en çok tartışılan bir başka detayı var: Belarus’un Özbek ailelere ve iş gücüne yaptığı doğrudan, açık davet.
Sıradan bir iş birliği protokolünün ötesine geçen bu hamle, Avrasya coğrafyasındaki demografik ve ekonomik değişimin çok net bir göstergesi.
Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, zirve sırasında Özbekistan vatandaşlarına, özellikle de ailelere çok net bir çağrıda bulundu: "Belarus'a gelin, yerleşin ve çalışın."
Peki, Belarus gibi göç politikaları konusunda genellikle temkinli olan bir ülke neden böyle bir adım atıyor?
Yanıt net: Ciddi bir iş gücü açığı. Belarus, özellikle tarım, üretim ve sanayi sektörlerindeki bu boşluğu, kültürel ve siyasi olarak iyi ilişkiler kurduğu Özbekistan’dan gelecek dinamik nüfusla kapatmak istiyor.
Bu davet sadece "gelin çalışın" demekle sınırlı değil. Lukaşenko, Belarus’a gelecek Özbek aileler için somut vaatler de sundu:
Konut Desteği: Özellikle tarım sektöründe çalışacak ailelere işverenler tarafından ücretsiz ya da destekli konut sağlanması hedefleniyor.
Eşit Haklar: Ülkeye yerleşecek Özbek vatandaşlarının, Belarus vatandaşlarıyla aynı şartlarda sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanacağı belirtildi.
Bu göç dalgası rastgele veya kontrolsüz olmayacak. İki ülke hükümeti, "Özbek Vatandaşlarının Belarus'ta Organize Bir Şekilde İşe Alınması ve Geçici İstihdamı" konusunda resmi bir anlaşma imzaladı.
Sistem şu şekilde kurgulandı:
Seçim ve Hazırlık: Özbekistan Göç Ajansı, adayları belirleyecek ve iş sözleşmelerini organize edecek.
Eğitim: Gitmeden önce adaylara Belarus'taki çalışma koşulları ve adaptasyon süreçleri hakkında ön bilgilendirme ve oryantasyon yapılacak.
Güvenli Geçiş: Böylece her iki taraf için de yasal, şeffaf ve güvenli bir iş gücü akışı sağlanmış olacak.
Bu stratejik hamle, sadece iki ülkenin ekonomik açığını kapatmıyor; aynı zamanda Rusya’nın geleneksel olarak domine ettiği "Orta Asya iş gücü pazarı" dengelerini de etkileyebilir. Özbekistan için bu durum, vatandaşlarına yeni ve daha güvenli alternatif istihdam kapıları açmak anlamına geliyor. Belarus için ise boşalan tarlaları ve fabrikaları yeniden canlandırmanın anahtarı.
Önümüzdeki dönemde Minsk sokaklarında ve Belarus'un tarım bölgelerinde daha fazla Özbek ailesi görmek şaşırtıcı olmayacak.